Yasaklı Sanat Olarak Minyatür, Resim ve Grafik Tarihi

Prof. Dr. Zeki Tez’in kaleme aldığı Yasaklı Sanat Olarak Minyatür, Resim ve Grafik Tarihi, tarih boyunca resim sanatının farklı coğrafyalarda nasıl filizlendiğini, şekillendiğini ve ressamların hangi baskı ve yasaklamalarla karşılaştığını anlatan, titizlikle hazırlanmış yetkin bir araştırma…

Resim, tarih boyunca çeşitli yasaklara ve düşmanlıklara maruz kaldı. Mağara duvarlarına yapılan betimlemelerden grafik tasarıma uzanan geniş yelpazede minyatür, resim ve grafiğin ustaları; teknikleri, üslupları, konuları nedeniyle ciddi eleştirilerin hatta baskıların hedefi oldu.

Yüzyıllar boyunca dünyanın farklı coğrafyalarında birbirlerinden çok ayrı zorluklarla karşılaşan ressamlar, dünya kültür tarihine eşsiz katkılarda bulundu. Usta ressamlar hem birbirlerini hem de diğer sanat dallarını etkiledi. Resim üzerine yapılan tartışmalar, denemeler ve resimden kaynağını alan estetik anlayış sanatın başat meseleleri için de bir cevap oluşturdu. İşte bu nedenle, resim tarihini bilmek, sanatı bilmenin olmazsa olmazlarından biri haline geldi.

İnkılap Kitabevi‘nde çıkan, resim tarihine ışık tutan  ‘Yasaklı Sanat Olarak Minyatür, Resim ve Grafik Tarihi’, şimdi tüm kitapçılarda ve KitapDevrimi.com’da!

“Aitlik, uydurulmuş bir saçmalık”

Galapera Kültür Sanat Derneği, Yazar Rahime Sarıçelik’in, ‘Kimliksiz Öyküler’ kitabının imza-söyleşi gününe ev sahipliği yaptı.

Yaşamını Fransa’da sürdüren yazar Rahime Sarıçelik‘in Nisan ayında İmleç Kitap‘tan çıkan ‘Kimliksiz Öyküler’ kitabı ile ilgili Galapera Kültür Sanat Derneği‘nde bir söyleşi düzenlendi. Yayınevinin editörleri Melek Öztürk ve Hasan Uygun moderatörlüğünde gerçekleşen söyleşiye okurlar da yoğun ilgi gösterdi.

Rahime Sarıçelik, Fransa ve Türkiye arasında gidip gelen “Kimliksiz Öyküler”de, toplumsal cinsiyet kavramını, hayatı soruşturuyor. Kahramanlar, geleneklere alışamayan tüm ötekiler gibi, her türlü kabullenişin dışında yaşıyor. Bir öyküden diğerine kendi yolunu aydınlatmakla kalmayıp, yeniden kendini var etmenin farklı biçimlerini yaratıyor.

Hayatın kurallarına, acımasızlığına, geleneksel algıya edebiyatın naif diliyle karşı çıkan Yazar, “Aitlik, uydurulmuş bir saçmalık.” derken ‘Bir kadın, bir eşcinsel ya da bir engelli, kim olursan ol, içindeki deliden, kendinden, ruhundan uzaklara düşme. Çünkü aşksız yaşamak ölmek gibidir, oysaki ölü bir bedende ruhun ne işi var ki…’ hatırlatmasını yapmayı da ihmal etmiyor.

Kadın olmanın, kendini eksik hissetmenin utancını, dilsizliğini yansıtan ve kendine çizilen hayatı reddeden kadınların öykülerini anlatan ‘Kimliksiz Öyküler’in illüstrasyonlarını da Ressam Serhat Alparslan çizdi.

Zeynep Köksal Yaykıran’ın “Eline Sağlık Anneciğim” kitabı tanıtıldı.

Zeynep Köksal Yaykıran’ın “ Eline Sağlık Anneciğim” Kitabı’nın “Tanıtım Toplantısı ve İmza Günü” Ankara’dan sonra İstanbul’da da yapıldı.

İş kadını ve iki çocuk annesi olan, yemek yapmayı çok seven ve bu konuda araştırmalar da yapan Zeynep Köksal Yaykıran’ın yazdığı “ Çocuk Yemek Kitabı”nın geliri üniversite öğrencilerine burs ve eğitim desteği veren KEV – Köksal Eğitim Vakfı’na bağışlanıyor.

Zeynep Köksal Yaykıran, kitabı ile ilgili şunları söyledi: “Bebekleriniz için katı gıdaya geçiş hakkında merak ettiklerinizi bulabileceğiniz bir başvuru kaynağı niteliğindeki kitabımda bebeklerin 5. ayından itibaren ona her öğünde ne hazırlayabileceğiniz sorusunun yanıtını pratik tariflerle verdim. Eline Sağlık Anneciğim’de Akdeniz, Ege, Türk ve dünya mutfaklarından örneklerle kendi tariflerim yer alıyor. Eser her öğün için düzenlenmiş haftalık ve aylık örnek mönülerle okuyucuyu “Bugün ne pişirsem?” derdinden de kurtarıyor. Bebeklerimi memeden mamaya geçirirken yaptığım yemekleri, uyguladığım teknikleri ve tecrübelerimi detaylarıyla aktarıyorum. Meyve ve sebze püreleriyle başlayan tarifler, bebeklerin yaşı ilerledikçe çocuk ve yetişkin yemeklerine, tüm ailenin afiyetle yiyeceği hafif, besleyici ve sağlıklı bir mutfağa dönüşüyor. Obeziteye giden yolu engelleyen bir rehber kitaptır”

Özel Tanıtım Toplantısı ve İmza Gününe Yayın Danışmanı Faruk Şüyün, Proje Danışmanı Bengü Bilik ile Köksal Ailesi, KEV dostları ve medya dostlarıkatıldılar.

“ Eline Sağlık Anneciğim”kitabı tüm Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları Şubelerinde ve diğer satış noktalarında satılmaktadır.

22 Sanatçı ve Aydın bu kitapta ‘TAMAM’ dedi!

1984 Yayınevi tarafından hazırlanıp yayımlanan “TAMAM” kitabı, son dönemde sosyal medyada R.T. Erdoğan’a karşı kendi sözlerinden yola çıkılarak başlatılan “TAMAM” kampanyasından ilham almış bir broşür-kitap. Çalışma, bu kampanyaya destek olan 22 sanatçı ve aydının “TAMAM” kavramı çerçevesinde; şiir, öykü, deneme ve karikatür vb. farklı türlerde ifade ettikleri özgün görüşleri bir araya getiriyor.

Ataol Behramoğlu’ndan Emre Kongar’a, Fuat Sevimay’dan Nuri Kurtcebe’ye kadar 22 sanatçı ve aydının bir araya geldiği, her bir sanatçının kendi disiplininde şiir, öykü, deneme ve karikatür gibi farklı türlerde örnekler sunduğu “TAMAM” okuyucu ile buluştu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Şayet bir gün milletimiz ‘tamam’derse ancak o zaman biz kenara çekiliriz” sözlerinden kısa bir süre sonra sosyal medyada #TAMAM etiketi dünya trendlerinin en üst sırasına çıktı. Tweet sayısı sadece 9 saatte 1 milyon 470 bine ulaştı, 24 saat sonra ise 2 milyonu aştı, etiket dünya trend topik listesine girerek dünya genelinde milyonlarca kişiye ulaştı, dünyaca ünlü haber ajansları tarafından haberleştirildi, yerli ve yabancı pek çok tanınmış ismin de dahil olduğu toplumsal bir harekete dönüştü. Milyonlar; yolsuzluklara, din istismarına, tek adamlığa, yasaklara, ayrışmaya, hırsızlığa, cehalete, yalana dolana, bozuk gelir dağılımına, fırsat eşitsizliğine, ötekileştirmeye “güzel ve yalnız” ülkemizin içten içe parçalandığını görenler, eşit, adil, özgür ve barış içinde yaşanan bir Türkiye isteyenler T A M A M dedi.

Ülkemizde pek örneği görülmez ama Batılı ülkelerde, özellikle Fransa’da, tarihin dönüm noktalarında, önemli toplumsal olaylar karşısında sanatçılar, yazarlar, şairler, aydınlar gündeme müdahale ederler. Ama bu müdahalelerini kendi kimliklerini koruyarak, gündelik siyaset dilinin tuzaklarına düşmeden özgün bir şekilde yaparlar. Aydınların ve sanatçıların -siyasete angaje olsunlar ya da olmasınlar- böylesi kriz dönemlerinde sorumluluk alarak ülkelerinde yaşananlar üzerine itirazlarını dile getirmeleri, zorbalığa karşı tavır-konum almaları ve ilerici hareketlere önderlik yapmaları eşyanın tabiatı gereğidir. Bunun için ille de toplumcu olmaları, belli bir görüşün içinden konuşmaları gerekmez. Sadece ülkelerinin içinde bulunduğu durum karşısında kendi özgün ve bağımsız sözlerini naif bir biçimde ifade ederler. Bu aynı zamanda sanatçının içinde yaşadığı topluma ve ülkesine karşı etik sorumluluğudur.

1984 Yayınevi tarafından hazırlanıp yayımlanan bir broşür-kitap olan “TAMAM”, Türkiye’de ve edebiyat dünyasında pek de alışılmadık bir biçimde kendilerini farklı üslup ve tarzlarda ifade eden sanatçıları, son dönemde ülkedeki kötü gidişe itirazın ifadesi olan “TAMAM” kavramı etrafında bir araya getirmesiyle dikkat çekiyor. Yazar, şair, sanatçı ve aydınların paylaştığı alternatiflerle; özgür ve boyun eğmeyen bireye, kolektif eylemin yaratıcı doğasına yönelik güveni yeniden yeşertmeyi hedefleyen bu seçki, yıllar sonra okunduğunda bile okurun damağında bugün şahit olunanları, yaşananları farklı bir perspektiften görebilecekleri TAMAM, Osmanlı’dan yadigâr kalan hiciv ve taşlama edebiyatının günümüzdeki bir yansıması olarak değerlendirilebilir.

Katılımcılar:

Emre Kongar, Osman Çakmakçı, Ozan Kotra, Dilek Yılmaz, Murat Uyurkulak, Nuri Kurtcebe, Fuat Sevimay, Mehmet Sakınç, Ataol Behramoğlu, Uğur Deveci, Tarık Günersel, İrfan Yıldız, Hakan Zal, Zafer Zorlu, Melisa Kurtcan, Eser Baykuş, Ömer Turan, Mehmet Fırat Pürselim, Hasan Öztoprak, Zafer Temoçin, Aptülika, Cenk Gündoğdu.

Bu kitaba KitapDevrimi.com’dan ulaşabilirsiniz:http://kitapdevrimi.com/magaza/kitap/politika/tamam-kolektif/

Okumaya başladığınız kitap kötü ise onu bitirmek mi gerekir?

Mina Urgan’ın seksen üç yıllık bir ömrün anı ve tanıklıklarını bir araya getirdiği ve yakın tarihi anlattığı ‘Bir Dinozorun Anıları’, 88 baskı yapan bir kitap. İşte bu anı kitabında Urgan, başlıktaki sorunun da cevabını veriyor.

Mina Urgan, ‘Bir Dinozorun Anıları”nda açık yürekli, yalın ve naif bir dille anlatıyor; kendini, çevresindekileri ve bu coğrafyada olan biteni. Bir Dinozorun Anıları, anıların eksenine Mîna Urgan‘ı oturtmakla birlikte Atatürk‘ten Halide Edip‘e, Necip FazılAbidin DinoNeyzen TevfikSait Faik ve Yahya Kemal‘den Ahmet Haşim‘e sayısız tanıklık ve bu tanıklık aracılığıyla çizdiği panoramayla da çok önemli bir belge niteliği kazanmıştır.

Daha sonra Urgan, ‘Bir Dinozorun Gezileri’ni kaleme aldı ve bu kitap da büyük ilgi gördü. İki kitabı da büyük satış rakamlarına ulaşmış olan yazar, bu durumu ironik biçimde şu şekilde açıklamıştı:
“Kitaplarımın nasıl bu kadar sattığını anlamadım, hala da anlamıyorum. Nasıl satar benim kitabım. O kadar aykırıyım ki bu topluma. Çok satıyorum, acaba çok mu bayağı yazıyorum. Acaba yanlış bir şey mi yaptım?”

‘Başladığım kitabı, kötü de olsa bitirmek huyundan Fethi Naci’nin bir sözü sayesinde kurtuldum.’

Mina Urgan, ‘Bir Dinozorun Anıları” kitabında, okumaya başladığı bir kitap kötü de olsa bitirme huyundan nasıl vazgeçtiğini de şu sözlerle anlatıyor: Az ömrüm kaldığı için, kitapları seçerek, çok özenle seçerek okuyorum artık. Kısıtlı vaktimi yeni ama değersiz bir kitaba harcayacağıma, daha önce birkaç kez okuduğum ve sevdiğim kitapları yeniden okumayı yeğ tutuyorum. Başladığım kitabı, kötü de olsa bitirmek huyundan Fethi Naci’nin bir sözü sayesinde kurtuldum: “Karpuzu kestin. Baktın ki kabak. Gene de zorla yiyecek misin o karpuzu?” demiş Fethi Naci.”

Bu iki kitaba KitapDevrimi.com’dan ulaşabilirsiniz: http://kitapdevrimi.com/urun-kategori/yazar/mina-urgan/

Sabahat Akkiraz: ‘Sanatçının körlüğünü anlayamam”

“Ülkede baskı yok” diyen Ferdi Tayfur’a Türk Halk Müziği sanatçısı Sabahat Akkiraz sosyal medya hesabı üzerinden yanıt verdi.

Şarkıcı Ferdi Tayfur, bir gazeteye verdiği röportajda “Kime baskı yaptılar? Ne baskısı? Gösterin bana parmağınızla şu adama baskı yaptılar, şu sanatçıya şunu yaptılar diye… Yok böyle bir şey! Ülkede baskı var da bizim gözümüz mü görmüyor? Bana baskı gören birini getirin. Allah aşkına geçsinler bunları” demişti.

Sosyal medya hesabı Twitter üzerinden Tayfur’a yanıt veren Türk Halk Müziği sanatçısı Sabahat Akkiraz, “Ferdi Tayfur; ‘Kim baskı görmüş? Bana baskı gören birisini getirin’ demiş. Ben gördüm, Erdal Erzincan gördü. Hayır türküsü yaptık diye yasaklandık. Ülkemde bazı şehirlerde ‘güvenlik gerekçesi’ ile konser yapamıyorum. Siyasi olarak taraf olmayı anlarım. Ama sanatçının körlüğünü anlayamam” dedi.

İşte o paylaşım: 

[Haber görseli]

İslam’dan Deizme!

Son günlerin tartışılan kavramı ‘Deizm’. Cazim Gürbüz ‘İslam’dan Deizme’ isimli kitabında bu dönüşümü sorguluyor.

Önce Konya İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün “Gençler deizme kayıyor” yönündeki raporu, sonra AKP İstanbul Milletvekili Metin Külünk‘ün Tedbir almazsak bu milletin evlatlarını bekleyen tehlike’ diyerek belirttiği, sonunda Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın dahi kayıtsız kalamayıp Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz‘ı uyardığı kavram ‘deizm’nedir? Gerçekten toplumda ‘deizm’e bir yöneliş ve ilgi var mı?

Yeniçağ Gazetesi yazarlarından Cazim GürbüzBerfin Yayınları‘ndan çıkan ‘İslam’dan Deizme’ isimli kitabında işte bu soruların cevaplarını veriyor. Ayrıca kitapta  İslam’dan Deizme giden yolun ayrıntıları yine şu sorular çerçevesinde anlatılıyor:
‘Yılların okumaları, sorgulamaları, iç hesaplaşmaları; yaşamsal ve dinsel deneyimlerle birikimler, bir dindar insanı, bir aydını; kitaplı denilen dinlerden ve kitaplarından, yalnızca Ortadoğu coğrafyasında ortaya çıkan ve Tanrı’dan vahiy aldığını iddia eden akıl ve bilim dışı mucizelerin mucidi peygamberlerden nasıl uzaklaştırır? O kitaplı dinlerin ant içen, kullarını tehdit eden, şeytanla bahse tutuşan, durmadan aynı sözleri tekrar edip duran, ganimet alan, sık sık fikir ve karar değiştiren, peygamberinin evliliklerine ayet indiren ve yarattığı en güzel varlıklar olan kadınların saç kıllarıyla uğraşan Allah’tan, güzellik, sevgi ve akıl Tanrısı’na dönüş nasıl olur?’

Kitapta bir de Atatürk ile ilgili çok önemli bir iddia var. O iddiaya göre Atatürk, Diyarbakır’da kurmay başkanına “Bana yeni bir din bulun, bir ağaç dini olsun” demiş…

Ve Yazar Cazim Gürbüz son olarak imanını nasıl tazelediğini şu sözlerle vurguluyor:
“İman tazeledim… Artık benim imanımın şartları: Tanrıya, bilime, sanata, edebiyata, Türklüğe, aşka, Atatürk’e, insan haklarına ve hukuka imandır.”

Bu kitaba KitapDevrimi.com’dan ulaşabilirsiniz: http://kitapdevrimi.com/magaza/kitap/din/islamdan-deizme-cazim-gurbuz/

Teoman’dan yeni kitap: ‘Fasa Fiso’

Şarkılarıyla rock müziğe damgasını vuran Teoman bu defa kendi hayatına dair hikâyelerini anlatıyor. Çocuk Teoman’dan rock yıldızı Teoman’a uzanan yolculuğunu anlatırken, zaman zaman şarkı sözleriyle röportajlardan alıntılar da anılara eşlik ediyor.

Teoman şarkılarını yazarken kendi karanlığının sesine kulak veren, inişli çıkışlı ilişkilerimize, ayrılıklarımıza, yaralarımıza, özlemlerimize dokunan bir rock yıldızı…Bugüne dek hikâyelerini hep şarkılarıyla anlatan Teoman, şimdiyse yaşamından küçük izleri, küçük anı parçalarını Fasa Fiso adlı kitabında bir araya getiriyor.

Fasa Fiso’da tanıdığınızı sandığınız Teoman’dan çok daha fazlasını bulacaksınız, hatta aydınlık yanlarını bile… 50 yaşının olgunluğunda, geçmişe duyduğu özlemin her zerresini yaşayarak, eğlenceli yanlarını da ortaya koyarak hayatını ve hayatımızı özetleyen Teoman, kulağımıza eğilip “O peşinden koştuklarımız var ya, o yaşadıklarımız, onlar hep” diyor o içimize işleyen sesiyle, “hep Fasa Fiso.”

Bu kitaba KitapDevrimi.com’dan ulaşabilirsiniz: http://kitapdevrimi.com/magaza/kitap/ani-mektup/fasa-fiso-teoman/

Finlandiyalı Sanatçının Folklorik ve Yaratıcı Fotoğrafları

Finlandiyalı Fotoğraf Sanatçısı Svante Gullichsen’in tutku ve yaratıcılık kokan, dünyaya ve doğaya başka pencereden baktıran fotoğrafları:

Ve fazlası için: http://svantegullichsen.com

Hint Devlet Teorisi ‘Arthaşastra’ artık Türkçede!

Siyasette “Sonuca giden her yol mubahtır,” anlayışıyla kadim Hint dünyasının Machiavelli’si olarak kabul edilen Kautilya ve asırlardır okunan eseri Arthaşastra nihayet Türkçede.

KautilyaMÖ 340-293 yıllarında, danışmanlık ve başbakanlık yaptığı ilk Maurya İmparatoru Çandragupta’nın iktidara yükselişinin mimarı olmuş bir devlet adamıdır. Derin felsefe, siyaset ve iktisat bilgisiyle kaleme aldığı Arthaşastra ise devlet yönetimi alanında bugüne dek yazılmış en kapsamlı eserlerden biri.

Devlet yönetimi alanında bugüne dek yazılmış en kapsamlı eserlerden biri olan Arthaşastra, günümüzden 2 bin 300 yıl önce bugünkü Hindistan topraklarında yazıldı. Sanskritçe “Hükümdarın Mülkünün Elkitabı” anlamına gelen Arthaşastra; devlet teorisi ile siyaset bilimi, felsefe ve iktisat konuları kapsamında hükümdarın vazifelerinden devlet görevlilerinin maaşlarına, isyanlardan savaşlara, mülkiyet kanunundan ceza sistemine, devletin ve toplumun yapısı ve işleyişiyle ilgili hemen her konuyu ayrıntılı bir biçimde ele alıyor.

L.N.Rangarajan tarafından hazırlanan Utku Umut Bulsun tarafından Türkçe’ye çevrilen eser, 888 sayfadan oluşuyor.

Bu kitaba KitapDevrimi.com’dan ulaşabilirsiniz: http://kitapdevrimi.com/magaza/kitap/politika/arthasastra-kautilya/

İş hayatının arka bahçesi: ‘Başıma Bir İş Geldi’

Uzun yıllar profesyonel yöneticilik yaptıktan sonra “Kariyer koçu” olan Zuhal Gürçimen, iş hayatındaki deneyimlerini kitap haline getirdi. Gürçimen, gerçek olaylardan esinlenerek yazdığı kitaba “Başıma bir iş geldi” adını verdi.

Tecrübeli iş insanı kitapta iş yerinde mobbing, taciz gibi olayların mağdurlarına çıkış yollarını gösterip tavsiyeler veriyor. Zuhal Gürçimen kitabını şöyle anlattı;
“Hayatta kadın olmak çok zor. İş hayatı boyunca özellikle kadınlar, pek çok sorunla karşı karşıya kalıyor. Mobbing, sözlü ya da fiziksel tacizlere uğrayabiliyor. Ben de kitabımda ‘susmayın’ diyorum. Susma. Kendin için susma. Başkaları için susma. Susarsan sıra başkasına da gelecek.  En eğitimlileri, büyük şehirlerde yaşayanları bile taciz konusunun kendi aileleriyle anılmasından bu kadar ürkerken, küçük yerlerde yaşayan kadınlarımızın suskunluğu daha da fazla. Hak vermemek elde değil. Zor mu? Evet. Ancak, konuşmak, anlatmak şart. Kadınlar başlarına gelen böyle talihsiz olaylarda, çareyi bulundukları yeri terk etmekte buluyor. Bu tür bir şiddet ve tacizi uygulayanlar da, karşısındakinin korktuğunu gördükçe daha da cesaretleniyor, edepsizleşiyor. Kadın çalıştıkça, kendine güvendikçe, ezberletilen senaryoyu yaşadıkça azalmıyor taciz, ancak yine de boyutu değişiyor. Bu insanlık dışı hareketleri yapanlar, özellikle çaresiz, kendini savunmaktan ürken, işini kaybettiğinde hayatı durma noktasına gelen kadınlara yüklenmekte daha cüretkâr oluyor. Elbette ensest ya da tacizle başlayan, günlük hayatın içine giren, iş hayatında da var olan taciz ve istismar konusuyla savaşmak hepimizin ortak meselesi.  Sadece kadın tacizinden de bahsetmek mümkün değil, çocuk ve hayvan tacizleriyle kirlenerek büyüyen bir insanlık tarihinin tüm toplumları kapsadığını görüyoruz maalesef. Ayrıca da saldırı ve direkt temas aşamasına geçmemiş tacizi de görmezden gelmemek gerekiyor. O yüzden kitabımdaki hikâyenin içinde kahramanın yaşadığı olaylar, onu içten içe çürüten, yaşam enerjisini kaybettiren bir hale geldiğini fiziksel olmayan şiddetin, hayat yolunuzda çok önemli travmalar yaşatmaya neden olduğuna değindim.”

Mehmet Erdem’den yeni albüm: “Neden Böyleyiz”

Mehmet Erdem, 4. stüdyo albümü “Neden Böyleyiz”i Sony Music etiketiyle dinleyicilerin beğenisine sundu.

On şarkıdan oluşan albümde, birbirinden iddialı üç yeni şarkının yanı sıra Mehmet Erdem hayranlarını yine sürpriz düetler ve cover şarkılar bekliyor.

Sürpriz düetler ve cover şarkılar bu albümde…

Mehmet Erdem bu albümde de geleneği bozmayarak yine bir Ahmet Kayaşarkısı seslendirdi. Ahmet Kaya’nın en özel şarkılarından olan “Söyle” Mehmet Erdem’in büyülü yorumuyla yeniden hayat buluyor.

90’lı yılların büyük ses getiren şarkılarından olan “Duymak İstiyorum”u kendine has yorumuyla seslendiren Mehmet Erdem’e şarkının söz ve müziğinde imzası olan Cemali, düetiyle de eşlik ediyor.

Taner’in yorumuyla aynı döneme damgasını vuran şarkılardan olan; sözleri Zeynep Talu Kurşuncu, müziği Garo Mafyan imzası taşıyan “Affetmedim Kendimi”, Mehmet Erdem yorumuyla dinleyicilerle buluşuyor.

Albümde öne çıkan bir diğer cover şarkı, sözü ve müziği Adnan Ergil’e ait olan “Böyle Ayrılık Olmaz”. Şarkının düzenlemelerini de yapan Rubato’nun Mehmet Erdem’le şarkıya düet yapması ise albümün diğer bir sürprizi.

Sözleri Seyyid Nesimi’ye ait olan anonim eser “Ateş-i Aşka” ise, yeni aranjesi ve Mehmet Erdem yorumuyla albümdeki cover şarkılar arasında farklı bir yere sahip.

Yeni şarkılarıyla iddialı!..

Buğulu ses rengi ve yorumuyla özel bir dinleyici kitlesi olan Erdem, albümdeki özel düetler ve cover şarkılar kadar yeni şarkılarıyla da iddialı.

Albümün aynı zamanda açılışını yapan iddialı şarkılarından “Sensiz Ben Olamam”, Erdem Ergün imzası taşıyor.

Sanatçının “Acıyı Sevmek Olur Mu”“Herkes Aynı Hayatta”“Olur O Zaman”, gibi müzik kariyerindeki önemli şarkılarında imzası olan yol arkadaşı Cihan Güçlü’nün, albümde yine her biri hit olacak “Sen de Vur Gülüm” ve albüme adını veren “Neden Böyleyiz” şarkılarında imzası bulunuyor.

“Sen de Vur Gülüm”ün bir de alaturka versiyonu yer alıyor. Albümün çıkış şarkısı ”Hara” ve “Sen de Vur Gülüm”ün alaturka versiyonundaki klarnet sololarında ise Hüsnü Şenlendirici imzası var.

Alper Atakan Music Production ve Kaya stüdyolarında kaydedilen, mix&mastering çalışmalarının Özgür Yurtoğlu’na ait olduğu albümdeki tüm düzenlemeler albümün prodüktörlüğünü de üstlenen Alper Atakan’a ait.

Sözü ve müziği Murat Ak’a, düzenlemesi Alper Atakan’a ait olan ve daha önce Çamur Grubu tarafından seslendirilen ”Hara”, yeni aranjesi ve Mehmet Erdem yorumuyla albümün çıkış şarkısı olarak dinleyicilerle buluşuyor.

Tüm radyo ve müzik kanallarında yayına giren “Hara”nın video klibi Bedran Güzel imzası taşıyor. Görüntü yönetmenliğini Veli Kuzlu’nun üstlendiği, performans sahneleri ve görsel efektleri kadar dans sahneleriyle de dikkat çeken klipte Mehmet Erdem’e kendi orkestrası eşlik ediyor.

Kartonet tasarımı 70X100 tarafından hazırlanan albümün fotoğraf çekimi Yiğit Eken tarafından gerçekleştirildi.

Bu albüme KitapDevrimi.com’dan ulaşabilirsiniz: http://kitapdevrimi.com/magaza/cd-dvd-plak/muzik/neden-boyleyiz-mehmet-erdem/

0

Sepetiniz