Biricik ve Mülkiyeti – Max STIRNER

Kategoriler

İndirim!
biricik-ve-mulkiyeti
Max Stirner

Biricik ve Mülkiyeti – Max STIRNER

30.00 TL 21.90 TL

Ürün Açıklaması

Paylaş

Egoist kavramını hemen hepimiz hem gündelik dilde hem felsefe dilinde daima olumsuz anlamda, hatta çoğu zaman karalama ve hakaret olarak kullanırız. Max Stirner ise, 170 yıl önce yazdığı bu temel eserde egoizmin felsefesini karşıtlarının argümanlarıyla tartışırken, egoizmi mahkûm edenlerin kendilerinin aslında nasıl da en büyük egoistler olduğunu alaycı ve oldukça da kıvrak bir dille ortaya koyar. Öyle ki sevgi, hakikât, hak, özgürlük, eşitlik gibi yücelttiğimiz tüm kavram ve değerleri elimizden bir bir alan Stirner, bizi kendi eserimiz olan esaretimizle yüzleştirir.

Nicedir bir vergi gibi tahsil edilen sevgiye, her şeye kâdir Tanrı’nın ta kendisi olan hakikâte, bahşedilen ve dolayısıyla esirgenebilen hakka, neferleri haline geldiğimiz özgürlüğe, ve ancak sefilleşmemizle gerçekleşebilecek eşitliğe ulaşmaya çalışan insanın ve insanlığın aczini gözler önüne seren Stirner, bu önemli eseriyle, kendi biricikliğimizin ve kudretimizin farkına varmamızın yolunu işaret eder.

Çevirmen: Selma Türkis Noyan

Sayfa Sayısı: 456
Baskı Yılı: 2013

Dili: Türkçe
Yayınevi: Kaos Yayınları

Kapak Tasarımı : Metin Tekeroğlu

YAZAR HAKKINDA

Paylaş

Johann Kaspar Schmidt – Max Stirner adıyla tanınan Alman düşünür.

Özel yaşamlarında Max Stirner’den hayranlıkla söz eden ünlü filozoflar, eserlerinde onu ya hiç anmaz ya da bir iki yan cümleyle göz ardı ederler. Ancak bu “yan cümleler” içerikleri açısından merkezi bir önem taşımakla dikkat çeker. Stirner’in tuhaf alımlama tarihine bir kez daha işaret etmek amacıyla birkaç örnek sunmak yararlı olacaktır.

Karl Marx, Stirner’in eserinden etkilenmesi sonucu garip bir duruma düşer. Feuerbach’tan ayrılır ve Stirner’e yanaşmaz ama alelacele intikam hırsıyla sözcüğü sözcüğüne yanıtladığı BvM’ne bir Anti-Stirner’le (“Alman İdeolojisi”) karşılık verir. Baştan sona kadar polemik içerikli ve bir cambazın sahip olduğu yeteneklerle kaleme alınan bu eser, Marx’ın felsefi bir kriz yaşadığını ve bunun neticesi olarak da Stirner’e olan nefretini sergiler. Neticede Marx, Stirner eleştirisinde, Stirner’i yok etmek için, Sloterdijk’ın deyimiyle, kendi “ölümünü göze almaktadır”. Marx’ın Anti-Stirner’i, Stirner’in etkisinde bocalayan Marx’ın felsefi krizinin en berrak kanıtıdır. Benzeri bir krizi daha sonra Nietczsche yaşayacaktır.

Friedrich Engels, Marx’a Stirner’in eseri Biricik ve Mülkiyeti hakkındaki ilk izlenimlerini mektubunda iletirken, Stirner’i över. Ancak Marx’tan aldığı yanıttan hemen sonra görüşünü düzeltir ve artık Stirner’in etkisinde olmadığını belirterek Marx’la aynı görüşte olduğunu söyler.

Arnold Ruge birkaç mektubunda Stirner’den övgüyle söz eder.

Edmund Husserl Stirner’i hiçbir eserinde anmaz ama ücra bir köşede Biricik ve Mülkiyeti için “şeytani bir güç” der. Martin Heidegger Stirner’i asla okumadığını söyler. Theodor W. Adorno bir sohbet esnasında “Stirner baklayı ağzından çıkaran tek filozoftur,” der. Ayrıca genç bir yazarı (H.G. Helms) yeni bir Anti-Stirner yazmaya teşvik eden Adorno, kendi eserlerinde Stirner’i anmaz. Carl Schmitt hapishanede günlüğüne şu cümleyi kaydeder: “Şu durumda beni hücremde ziyaret eden biricik kişi Max’tır.” Stirner’in anarşist, nihilist, solipsist, faşist, bireyci, bencil, her şey benimci gibi sıfatlarla anıldığı neredeyse Stirner’in adını duyan herkesin bilgisi kapsamındadır. Ne var ki: Her camianın bir günah keçisi olması gerektiği gibi, Stirner de felsefenin günah keçisidir. Dolayısıyla ona gelişigüzel bir şekilde anarşist, nihilist, şeytan vb. demek meşrudur. Anarşizm, Faşizm, Nihilizm, Solipsizm gibi düşünce akımları Stirner’i ifade etmediği gibi onun felsefesiyle de uyuşmamaktadır. Max Stirner Projesi Stirner’in felsefesini yönleriyle inceliyor. Max Stirner Projesi yakıştırmaca ifadeleri aşarak Stirner’i yeniden tanımlıyor.

0

Sepetiniz