Tembellik Hakkı 1848 “Çalışma Hakkı”nın Çürütülmesi – Paul Lafargue

Kategoriler

İndirim!
Tembellik Hakkı
Paul-Lafargue

Tembellik Hakkı 1848 “Çalışma Hakkı”nın Çürütülmesi – Paul Lafargue

9.00 TL 6.25 TL

Ürün Açıklaması

Paylaş

Özel mülkiyetin hâkim olduğu toplumlarda “çalışma” katı bir “zorunluluk” kapsamında gerçekleşir. Kapitalizm, çalışanların bedenini olduğu kadar zamanlarını da satın almıştır. Oysa insanın çalışmamak, yaşamını sürgit kılmak için zahmete girmemek gibi bir içgüdüsü vardır; bu içgüdünün adı “tembellik”tir. Tembellik, çalışmanın kutsallaştırıldığı toplumlarda hakir görülür, aşağılanır. Tembellik Hakkı, çalışmanın sarsılmaz bir değer haline getirildiği toplumların eleştirisini sunuyor; tembelliğin bir başıboşluk yahut aylaklık olmadığını öne sürerken, ütopik özleminin odağına özgürlüğü koyuyor: İnsanlığın kadim özlemi olarak zorunlulukların alt edildiği, insanın kendini tekrar bulduğu, özel mülkiyet hapishanesinin duvarlarının yıkıldığı, devletin ve diğer baskı araçlarının ortadan kalktığı bir toplumsal ve bireysel varoluşa işaret ediyor…

Karl Marx’ın damadı Paul Lafargue’ın kaleme aldığı Tembellik Hakkı, Komünist Manifesto yahut Kapital gibi kendi alanında klasik haline gelen metinlere benzer bir şekilde, yayımlandığı tarihten bu yana hâlâ büyük bir ilgiyle okunuyor.

Çevirmen: İhya Kahraman

Sayfa Sayısı: 112
Baskı Yılı: 2015

Dili: Türkçe
Yayınevi: Ayrıntı Yayınları

Sayfa Sayısı : 112

İlk Baskı Yılı : 2015

Dil : Türkçe

YAZAR HAKKINDA

Paylaş

Paul Lafargue, 15 Ocak 1842’de Santiago’da (Küba) doğdu. Bordeaux kökenli dedesi zencilerin isyanından önce melez bir kadınla evlendi. Fransız göçmeni olduğu söylenerek Küba’dan çıkartılan babası, gençliğini New Orleans’ta geçirmiş ve Yahudi kökenli annesiyle evlenmişti. Anneannesi de Karayib adaları yerlilerindendi. Ailesi 1851’de tekrar Bordeaux bölgesine döndü. Doğduğu topraklardan koparılmış olan genç Lafargue da öğrenimini Fransa’da sürdürdü ve Paris’te Tıp Fakültesi’ne yazıldı. Öğrencilik yıllarında ve sonrasında Fourier, Saint-Simon, Darwin, Proudhon ve pek çok başka düşünürü tanıma fırsatı buldu. Başlangıçta Proudhoncu sosyalistliği seçti. Ardından “bilim Tanrı’yı inkârla uğraşmaz, daha iyisini yapar: Onu gereksiz kılar” diyecek olan genç Lafargue, önce Blankicilerle temasa geçti, ardından Birinci Enternasyonal’e kaydoldu. Enternasyonal’in Londra’daki Genel Konseyi’ne Şubat 1865’te Fransız işçi hareketi üzerine bir rapor sundu. Bu vesileyle Marx’ı da tanımış oldu. Bu ilk karşılaşma Lafargue üzerinde derin bir etki bıraktı. Marx, daha sonra bu genç ile evlenecek olan küçük kızı Laura’ya şöyle yazıyordu: “Şu Lafargue keratası Proudhonculuğuyla canımı sıkıyor ve o kreol kafasını kırmadan önce de beni rahat bırakmayacak.” 2 Nisan 1868’de Marx’ın kızıyla evlendi, şahitliklerini Engels yaptı.

Eylül 1867’de Enternasyonal’in Londra’daki Genel Konsey üyeliğine kabul edildi ve İspanya ilişkileri genel sekreterliğini yaptı. 1871’de Komün’ün kuruluşunun ardından Paris’e döndü ve taşradaki ayaklanmaları desteklemekle görevlendirildi. Bu amaçla La Tribune’ü çıkarttı. Komün’ün yenilgisinin ardından tutuklanmamak için kaçmak zorunda kaldı ve İspanya’ya geçti. Versailles’ın karşı-devrimci Thiers hükümetinin İspanya yetkili makamlarına bildirmesi nedeniyle 11 Ağustos 1871’de Huesca’da tutuklandıysa da 21 Ağustos’ta serbest bırakıldı. Ardından Madrid’e geçti ve Enternasyonal’in faaliyetleriyle uğraşmaya devam etti. Yine burada Anti-Dühring’in bazı bölümlerini Fransızca’ya, Kapital’in 1. cildini de İspanyolca’ya çevirdi. Enternasyonal’in 1872 Lahey kongresinde İspanya ve Portekiz’i temsil ettikten sonra Londra’ya döndü. Oraya Fransa’dan gelen Jules Guesde ile tanıştı ve daha sonra haftalık l’Egalité gazetesinde onunla birlikte çalışmaya başladı.

Temmuz 1880 genel affının hemen ardından değil, ancak Nisan 1882’de döndü Paris’e. Bu arada Tembellik Hakkı 1880’de makaleler şeklinde yayımlanmıştı l’Egalité’de. Ücretli işin “yergi”si olan bu çalışma, daha 1906’da Komünist Manifesto’nun ardından en fazla sayıda dile tercüme edilmiş bir broşürdü.

Paul Lafargue ve –ikna ettiği– eşi Laura, 26 Kasım 1911 akşamı birlikte intihar ettiler. Bıraktığı notta şöyle yazmıştı: “Varoluşun zevklerini ve hazlarını birer birer elimden alacak ve de beni akli ve fiziki güçlerimden yoksunlaştıracak acımasız yaşlılığın yaşamsal enerjimi felce uğratmasından, böylece bizzat kendim ve diğerleri için bir yük yaratmasından önce, bedenen ve aklen sağlıklı olarak yaşamıma son veriyorum. Yıllardır kendi kendime yetmiş yaşımı aşmama sözü vermiş, böylece yaşamdan ayrılmamın yılını tespit etmiş ve bu kararımı gerçekleştirme biçimini yani deri altına yapılacak bir siyanür şırıngasını da hazırlamıştım. Kırk beş yıldır kendimi adadığım davanın yakın bir gelecekte zafere ulaşacağına dair kesin bir inançla ölüyorum. Yaşasın Komünizm! Yaşasın Uluslararası Sosyalizm!”

0

Sepetiniz